DESİBEL NEDİR? KULAK TIKACI İŞ GÜVENLİĞİ

Gürültü ve Çevre Sağlığı Ses şiddeti birimi desibeldir (dB). İşitilebilen en hafif şiddetindeki ses 0 (sıfır) desibel olarak kabul edilir. Buna işitme eşiği denir. Normal konuşma sesi 30-60 dB arasındadır. İnsan kulağı, frekansı 20 titreşim/saniyeden küçük olan sesleri işitmez fakat bu seslerden olumsuz etkilenir. Sesaltı denilen bu titreşimlerin etkisinde uzun süre kalan insanlarda sağırlıklar görülmektedir.

Desibel Nedir?

Sesin şiddeti desibel (dB) olarak ölçülür. Yelpaze insan kulağının duyabileceği en silik sesten (0dB) roketin havalanma sesine (180dB) kadar değişir. dB logaritmik bir ifadedir, bu yüzden dB şiddetinde 10 ünitelik artış bir alttakinin 10 katı fazlası anlamına gelir; yani 20 dB, 10 dB’in 10 katı ve 30dB de 10 dB’in 100 katıdır.

dB düzeyi  Örnek (Ortalama)
0  İnsan kulağının duyabileceği en silik ses
30  Fısıldama sessiz kütüphane ortamı
60  Normal konuşma,daktilo, dikiş makinesi
90  Çimen biçme makinesi, kamyon trafiği (günlük 8 saat maksimum maruz kalma süresidir.)
100  Demir testeresi,havalı delici,kar aracı (korumasız maksimum 2 saat maruz kalma süresidir.)
115  Rock konseri, oto kornası (korumasız max.15 dakika maruz kalma süresidir.)
140  Jet motoru (gürültü ağrı yaratır ve geçici sağırlık oluşturur)

Duymamı etkilemeksizin dB ne kadar yükseğe çıkabilir?

Pek çok uzman 85 dB’ den daha fazla sese maruz kalmanın zararlı olduğu konusunda hem fikirdir .

Duyduğum gürültüye maruz kalma süresinin işitmedeki hasarla ilişkisi var mıdır?

Vardır. Yüksek sese ne kadar uzun süre maruz kalırsanız o kadar hasar gelişir. Ayrıca sesin kaynağına ne kadar yakınsanız hasar o kadar fazla olur. Her silah sesi yakın çevredeki herkesin kulağına zarar verebilir. Daha büyük ve topçu sınıfı silahlar en kötüsüdür çünkü en fazla gürültüyü bunlar çıkarır. Ancak patlama yakınınızda olursa küçük silahlar bile işitmenize zarar verebilir. Ateşli silah kullanan biri kulaklık kullanmıyorsa işitme kaybı riskiyle karşı karşıyadır. Son çalışmalar gençlerde işitme kaybı sıklığının arttığını göstermektedir. Yüksek sesle dinlenen rock müziği ve kulaklıklı taşınabilir radyo-teyp (Walkman) kullanımındaki artış gençlerdeki işitme kaybından sorumlu olabilir.


SESİN ŞİDDETİ NEDİR?

Sesin kulak tarafından duyulan yüksekliğine sesin şiddeti denir,sesin şiddeti Kulağa gelen ses dalgalarının kuveti ile ilgilidir.
Hafif sesler kulağa az şiddette kuvetli sesler ise yüksek şiddette gelmektedir.
Şiddet birimi desibel'dir (dB). Desibel insan kulağının işitebildiği en küçük ses şiddetidir.
Fısıltı sesi 30 dB
Konuşma sesi 40-60 dB
Bağırma sesi 80-90 dB
Uçağın kalkışı 120-140 dB
Tüfek patlaması (yakın Mesafe) 130 dB

KULAK İÇİ ZARARLI SES ŞİDDETİ

Bir çalışma yerinde gün boyunca 80 desibelin altında bir gürültü olması insan kulağını işitme kaybına karşı riskli duruma sokar, ancak 80 desibelin üzerinde önemli işitme kayıplarını başlatır. Silah ateşlemelerini kapsayan saniye kadar kısa süreli fakat 140 desibel gibi bir şiddetteki ses kulakta ciddi hasar bırakır. Genellikle yüksek frekanslı, yani tiz sesler kulak için daha tehlikelidir.
Gürültülü bir ortamda konuşurken sesimizi duyurabilmek için bağırmak, kendi sesimizin bize dolgun ve boğuk gelmesi, ortamdan çıktıktan sonra kulakta çınlama, ses şiddetinin kulağa zarar verecek derecede
Sesin Yayılma Hızı:
1-Ortamın cinsine bağlıdır: Ses en hızlı katılarda, sonra sıvılarda, en yavaş da gazlarda yayılır.
2-Ortamın sıcaklığına bağlıdır: Sıcaklık arttıkça sesin yayılma hızı da artar. Sesin havadaki hızı, 0oC de V=331 m/s ve 20o C de V=344 m/s dır.
3-Ortamın yoğunluğu arttıkça, sesin yayılma hızı da artar.

SESİN ÖZELLİKLERİ
1-Sesin Şiddeti:
Ses kaynağına yapılan etkinin artması ile birlikte çıkardığı sesin şiddeti de artar.
Ses kaynağından uzaklaştıkça sesin şiddeti artar.
Sesin şiddeti debisel (dB) adı verilen birimle ölçülür.
30-60 dB arasındaki sesler normal şiddetteki seslerdir. Şiddeti 60 dB den fazla olan sesler rahatsız eder.
Ses dalgası molekülleri yayılma doğrultusunda titreşirler. Bu nedenle ses dalgaları boyuna dalgalardır.
2-Sesin Yüksekliği:
Ses kaynağının 1 sn deki titreşim sayısına sesin frekansı denir. Frekans, sesin yüksekliğinin ölçüsüdür.
tanıtan özelliğine ses tınısı denir.
Rezonans: Ses dalgaları sert engele çarparak ışıktaki gibi yansımaya uğrar.
Sesin yansıma özelliğinden yararlanarak deniz ve okyanusların derinliği ölçülebilmektedir.
Kaynağın frekansı büyükse ince (tiz), küçükse kalın (bas) ses çıkar.
Titreşen telin frekansı şunlara bağlısdır:
Telin boyu arttıkça frekans küçülür, ses kalınlaşır.
Tel kalınlaştıkça frekans küçülür, ses kalınlaşır.
Telin gerginliği arttıkça frekans büyür, ses inceleşir.
Telin cinsine bağlıdır.
Frekans, (titreşim/saniye) olarak belirtilir.
Sesin ortamda yayılma frekansı, kaynağın yayılma frekansına bağlıdır.
Kulağımız 20 s-1 ile 20000 s-1 frekanslı sesleri duyabilir.

3-Sesin Tını:
Her ses kaynağı kendine özgü ses çıkarır.
Yüksek şiddetteki ses iç kulaktaki işitme sinirlerine zarar verir. Sesin şiddeti ne kadar fazlaysa zarar verme ihtimali o kadar artar. Kulağa verdiği zarar sesin şiddeti kadar maruz kalma süresi ile de ilgilidir.     
Sesin Şiddeti Nasıl Ölçülür:
Sesin şiddet birimi desibel (db)’dir. Bir sesin şiddedini belirtirken birim olarak db kullanılır. İnsan kulağının duyabildiği en küçük ses 0 db olarak kabul edilir. Bu oran logaritmik olarak artar. Yani 20 db, 10 db’den 10 kat daha şiddetli, 40 db, 10 db’den 1000 kat daha şiddetlidir. İnsanın 0 ila 180 db arasındaki sesleri duyduğu kabul edilir. Bazı seslerin şiddeti şu şekilde belirtilebilir.
0db İnsanın duyabildiği en düşük ses şiddeti
60  db Normal konuşma veya daktilo sesi        
90  db Kamyon sesi veya çim biçme makinası sesi       
100 dbAsfalt delme makinesi       
115 db Konser veya barlarda yüksek sesli müzik       
140 db Jet uçağı sesi
Genel olarak 85 db üzerindeki sesin kulağa zararlı olacağı kabul edilir








KULAK SAĞLIĞI İŞ GÜVENLİĞİ

Gürültü gerçekten kulaklarımı etkileyebilir mi?

Evet,gürültü tehlikeli olabilir. Eğer ses yeterince yüksekse ve uzun sürerse işitmemize zarar verebilir. Gürültü sonucu meydana gelen hasara işitme siniri ile ilgili işitme kaybı ya da sinir kaybı diyoruz. Bu gürültüden başka faktörlerle de oluşabilir ancak gürültü sebebiyle meydana gelen işitme kaybının başka yönden önemi vardır:azaltılabilir ve hatta önlenebilir.
 
Kulaklarımı iyileştirebilir miyim?

Hayır,eğer kulağınızın yüksek sese alıştığını düşünüyorsanız bu durum kulaklarınıza büyük olasılıkla zarar vermiştir ve hiç bir tedavi yöntemi yoktur. Ne ilaç, ne cerrahi ne de işitme aleti kulağınız gerçekten zarar görmüşse gerçekten işitmenizi düzeltmez.
 
Kulak nasıl çalışır?

Kulağın üç ana bölümü vardır:dış kulak, orta kulak, iç kulak. Dışarıdan görebildiğimiz parça olan dış kulak kendi kanalına açılır. Kulak zarı dış kulak yolunu orta kulaktan ayırır. Orta kulaktaki örs, çekiç ve üzengi kemikçikleri iç kulağa sesin iletilmesine yardımcı olurlar. İç kulakda işitme ve dengeye hassas hücrelerle, beyine giden işitme siniri vardır.
 
Herhangi bir ses kaynağı kulağa titreşim veya ses dalgaları gönderir. Bunlar dış kulak yolu vasıtasıyla iletilir ve kulak zarına çarparak zarın titreşimini sağlar. Bu titreşimler orta kulağın küçük kemikçiklerine iletilir ve kemikçikler yoluyla iç kulağa buradan da işitme sinirine geçerler. Titreşimler iç kulakda sinir uyarıları haline dönüştürülür ve direkt olarak beyine giderler. Beyne gelen uyarılar müzik, kapı çarpması gibi ses olarak algılanır.
 
Ses çok fazla olduğu zaman iç kulaktaki sinir uçlarını öldürmeye başlar. Yüksek sese maruz kalma süresi uzadıkça daha fazla sinir ucu harap olur. Sinir ucu sayısı azaldıkça da işitme azalır. Ölü sinir uçlarını canlandırmak mümkün değildir ve hasar kalıcıdır.
 
Sesin zararlı olduğunu nasıl anlayabilirim?

İnsanlar gürültüye duyarlılıkları açısından farklıdır. Genel olarak sesinizi duyurmak için bağırmak zorunda kaldığınız gürültülü ortam, kulağınızı ağrıtan sesler, kulağınızı çınlatan gürültü veya maruz kaldıktan sonra sağırlık yaşattıran sesler işitmenize zarar verebilir.
 
Bilimsel olarak ses iki türlü ölçülebilir: şiddet veya sesin yüksekliği desibel (dB) olarak ölçülür. Tizlik ise saniyedeki ses titreşim frekansı olarak ölçülür. Düşük tizlik (tuba gibi derin ses) daha az titreşim yaparken yüksek ses (violin gibi) daha fazla titreşim yapar.
 
Frekans ve işitme kaybı arasında nasıl ilişki vardır?

Frekans saniyedeki devir veya Hertz (Hz) olarak ölçülür sesin tizliği ne kadar yüksekse frekansı o kadar fazladır. Genel olarak en iyi duyan çocuklar büyük kilise orgunun en düşük notası olan 20 Hertz’lik sesten köpek havlama sesinin en tizliği olan 20.000 Hertz’lik sese kadar sesleri ayırt edebilir . İnsan konuşması 500 - 2.000 Hz arasında değişir ve pek çok insana çok yüksek veya çok alçak frekanslı seslerden daha gürültülü gelir. Duyma kaybı başlayınca yüksek frekanslar daha önce kaybedilir. Bu da işitme kayıplı insanların bayan ve çocukların yüksek tizlik seslerini neden daha zor duyduklarını açıklar.
 
Yüksek frekanslardaki duyma kaybı ses bozulmasına yol açar. Böylece ses duyulmasına rağmen anlaşılamaz. Ayrıca işitme kayıplı hastalar benzer duyulan kelimeler arasındaki farkı ayırt edemezler çünkü bu sessiz harfler diğer sessizlere ve sesli harflere nazaran daha yüksek frekans aralığına sahiptirler.
 
Desibel Nedir?

Sesin şiddeti desibel (dB) olarak ölçülür. Yelpaze insan kulağının duyabileceği en silik sesten (0dB) roketin havalanma sesine (180dB) kadar değişir. dB logaritmik bir ifadedir, bu yüzden dB şiddetinde 10 ünitelik artış bir alttakinin 10 katı fazlası anlamına gelir; yani 20 dB, 10 dB’in 10 katı ve 30dB de 10 dB’in 100 katıdır.
dB düzeyi  Örnek (Ortalama)
0  İnsan kulağının duyabileceği en silik ses
30  Fısıldama sessiz kütüphane ortamı
60  Normal konuşma,daktilo, dikiş makinesi
90  Çimen biçme makinesi, kamyon trafiği (günlük 8 saat maksimum maruz kalma süresidir.)
100  Demir testeresi,havalı delici,kar aracı (korumasız maksimum 2 saat maruz kalma süresidir.)
115  Rock konseri, oto kornası (korumasız max.15 dakika maruz kalma süresidir.)
140  Jet motoru (gürültü ağrı yaratır ve geçici sağırlık oluşturur)
Duymamı etkilemeksizin dB ne kadar yükseğe çıkabilir?
Pek çok uzman 85 dB’ den daha fazla sese maruz kalmanın zararlı olduğu konusunda hem fikirdir .
Duyduğum gürültüye maruz kalma süresinin işitmedeki hasarla ilişkisi var mıdır?
Vardır. Yüksek sese ne kadar uzun süre maruz kalırsanız o kadar hasar gelişir. Ayrıca sesin kaynağına ne kadar yakınsanız hasar o kadar fazla olur. Her silah sesi yakın çevredeki herkesin kulağına zarar verebilir. Daha büyük ve topçu sınıfı silahlar en kötüsüdür çünkü en fazla gürültüyü bunlar çıkarır. Ancak patlama yakınınızda olursa küçük silahlar bile işitmenize zarar verebilir. Ateşli silah kullanan biri kulaklık kullanmıyorsa işitme kaybı riskiyle karşı karşıyadır. Son çalışmalar gençlerde işitme kaybı sıklığının arttığını göstermektedir. Yüksek sesle dinlenen rock müziği ve kulaklıklı taşınabilir radyo-teyp (Walkman) kullanımındaki artış gençlerdeki işitme kaybından sorumlu olabilir.
 
 
Gürültü işitmem dışında başka bir zarar verebilir mi?

Kulak çınlaması gürültüye maruz kalma sonrası görülür ve sıklıkla kalıcıdır. Bazı insanlar yüksek sese sinirlilik reaksiyonu gösterirler ayrıca kalp hızı ve kan basıncı veya mide asidinde artma görülebilir. Çok yüksek ses güç görevleri yerine getirmeyi dikkati dağıtmak suretiyle azaltır.
 
Kim işitme koruyucusu kullanmalıdır?

Eğer gürültülü bir ortamda çalışmak zorundaysanız koruyucu kullanmalısınız. Ayrıca bu koruyucular; güçlü elektrikli aletler, gürültülü bahçe aletleri veya ateşli silah kullanırken de giyilmelidir.
İş sırasında gürültüye maruz kalma ile ilgili kanunlar nelerdir?
Pek çok insanda devamlı 85 dB üzerinde gürültüye maruz kalma anlamlı şekilde işitme kaybına yol açar ve daha yüksek sesler bu hasarı arttırır. Korunmamış kulaklar için izin verilen maruz kalma süresi ortalama gürültü seviyesinde her 5dB artış için yarısı kadar azaltılmalıdır. Örneğin 90dB için maruz kalma süresi 8 saat, 95 dB için 4 saat ve 100 dB için 2saat olmalıdır. İzin verilen en yüksek gürültü seviyesi korunmuş kulak için günde 15 dakika ve 115 dB’dir.140 dB üzerindeki gürültü kabul edilemez.
 
ABD’de mesleki güvenlik ve sağlık birliği yönetimi 1983 yılı işitme koruma kanununda gürültülü çalışma ortamlarında işitme koruma programı uygulamayı istemektedir. Bu ise ortalama 85 dB veya daha fazla gürültüye maruz kalan yaklaşık 5milyon çalışanda yıllık işitme testi yapmayı kapsar. İdeal olarak gürültülü makine ve çalışma ortamları daha az gürültülü aletlerle donatılmalı veya çalışma saatleri azaltılmalıdır. Ancak bunun maliyeti pahalıdır. Alternatif olarak kişisel işitme korumaları ortalama 90 dB’den yüksek gürültüde kullanılmalıdır. Gürültü ölçümleri işitme koruması ihtiyacını gösterirse işveren en az kulak tıkacı ve bir tip de kulak susturucusunu ücretsiz olarak çalışanlarına vermek zorundadır. Yıllık işitme testleri yüksek frekanslarda 10 dB veya daha fazla işitme kaybını gösterirse çalışan bilgilendirilmeli ve gürültü 8 saat için 85 dB’den fazla ise işitme korumaları kullanmalıdır. İşitmede daha fazla kayıp ve/veya kulak hastalığı ihtimali KBB uzmanına görünmeyi gerektirir.
 
 
İşitme koruyucuları nedir ve ne kadar etkilidir?
İşitme koruyucu aletleri kulak zarına ulaşan sesin şiddetini azaltırlar. 2 formu vardır: kulak tıkacı ve kulak maskesi.
Kulak tıkacı dış kulak yoluna uyan küçük aletlerdir. Etkili olmaları için total olarak kulak kanalını tıkamaları gerekir. Çeşitli tip ve ebatlarda olabilirler. Kulakta tutamayan kişiler için baş bandı ile kullanılabilirler.
Kulak maskesi kulağı kaplayacak şekilde oturur ve kulak kanalının tüm çevresini bloke eder. Bunlar uyumlu bantlarla yerlerinde tutulur. Gözlük çevresini ve uzun saç çevresini kapatmazlar ve ayarlanabilir baş bandı kulak maskeyi yerinde tutmak için yeterlidir. Kulak tıkaçları rahat bir şekilde yerleştirilmeli ve böylece kulak kanalı tamamen kapanmalıdır. İyi uymayan kirli veya yırtılmış tıkaçlar kanalı kapatmaz ve rahatsız edebilir. Uygun, iyi oturmuş tıkaçlar sesi 15-30 dB azaltabilir. İyi tıkaçlar ve maskeler sesin azaltılmasında eşittirler ancak tıkaçlar düşük; susturucular yüksek frekanslarda etkilidirler. Tıkaç ve susturucuların birlikte kullanımı tek başlarına kullanıma nazaran 10-15 dB daha fazla koruma sağlar. 105 dB’den yüksek sesler için beraber kullanım düşünülmelidir.
 
Niçin sadece pamuk ile kulaklarımı kapatamam?

Kulak topları ve kağıt doku tıpaları sesi sadece 7 dB azaltır.
 
İşitme koruyucularının ortak problemleri nelerdir?

İşitme koruyucusu kullanan işçilerden yarısı koruyucuların ses azaltma potansiyellerinin yarısını kullanırlar çünkü bu gereçleri devamlı kullanmazlar veya bu aletler tam olarak kulağa uymaz. 8 saatlik bir süre devamlı takılırsa 30 dB’lik ses azalması sağlayan bu koruyucu gürültüde 1 saat çıkarılırsa sadece 9 dB’lik sağlar. Bu desibeller logaritmik yelpaze ile ölçülmeleri sonucudur ve her 10dB artışta ses enerjisinde 10 kat artış görülür. Korunmamış kulakla işçi koruyucu kullanmaya nazaran 1000 kat daha fazla ses enerjisine maruz kalır. Ek olarak sese maruz kalma toplamsaldır. Bunun için evdeki gürültü veya partideki gürültü toplanarak hesaplanır. İş yerinde maksimum izin verilebilen gürültünün ardından gürültülü müziğe maruz kalma günlük güvenlik limitini aşar. Tıkaç veya susturucu devamlı kullanılsa bile eğer kulak derisi ve koruyucu biraz aralık varsa fazla işe yaramazlar.
 
İşitme koruyucuları kullanırken sesimizi daha fazla ve derinden duyarsınız. Bu koruyucuların iyi yerleştirildiğini gösteren yararlı bir bulgudur.
 
İşitme koruyucuları kullanırken diğer insanları veya makine problemlerini duyabilir miyim?
Güneş gözlükleri nasıl parlak ışıkta görmeye yardımcı olursa işitme koruyucuları çok gürültülü yerlerde konuşmayı anlamayı arttırır. Sessiz bir ortamda normal duyan işitme koruyucusu takan insanlar düzenli konuşmaları anlayabilirler.
 
İşitme koruyucuları işitmesi bozuk veya dil anlaması kötü olanlarda normal anlamayı çok az azaltırlar. Ancak hafif işitme kayıplı kişilerin kulak tıkaç ve susturucuları takmaları daha fazla iç kulak hasarının önlenmesi açısından önemlidir.
 
İşitme koruyucularının işçilerin bozuk bir makine sesini anlayabilme kabiliyetini düşürdüğü tartışılmıştır. Ancak pek çok işçi daha fazla seste de uyum sağlayabilir ve böylece problemleri tesbit edebilirler.
 
İşitmemdeki hasar eski ise bunu nasıl anlayabilirim?

İşitme kaybı uzun yıllar süresince oluşur. Yavaş, ilerleyici ve ağrısız olduğu için fark edilmeyebilirler. Fark edebildiğiniz kulakta çınlama veya başka seslerdir. Bu da uzun süreli olarak işitme sinirine zarar veren gürültüye maruz kalma sonucunda gelişir. Veya insanların söylediklerini anlama güçlüğü çekilebilir. Özellikle gürültülü bir ortamdayken insanlar mırıldanıyor gibi gelebilir. Bu yüksek frekans işitme kaybının başlangıcı olabilir ve işitme testi bunu tesbit edebilir. Eğer bu bulgulardan herhangi biri varsa kulakta kulak kiri veya kulak enfeksiyonu gibi düzeltilebilir hastalıklarınız olabilir. Ancak gürültüye bağlı işitme kaybı da olabilir.
 
 
Her durumda işinizi şansa bırakmayın. Gürültüye bağlı işitme kaybı kalıcıdır. Eğer işitme kaybından şüpheleniyorsanız bir KBB uzmanına görünün. Doktor işitme problemini teşhis eder ve en iyi tedavi yolunu önerir.




GÜRÜLTÜNÜN İNSAN SAĞLIĞI ÜZERİNDEKİ OLASI ETKİLERİ

GÜRÜLTÜNÜN İNSAN SAĞLIĞI ÜZERİNDEKİ OLASI ETKİLERİ




Gürültünün zararlarını temel olarak ikiye ayırabiliriz.;
 
Birincisi, kulağa verdiği zararlardır ki; gürültü patlama şeklinde ise kulak zarı yırtıklığı, orta kulak kemikçikler zincirinde kopukluklar şeklindedir. Kulağa verdiği zararları iki bölümde incelemek gerekir:
 
 
A) Geçici İşitme Kayıpları: Bir kaç saat boyunca şiddetli gürültüye maruz kalan kişilerde geçici işitme kayıpları oluşmaktadır. Bu işitme kaybının ne kadar süre sonra normale döneceği ise kişinin; fizyolojik özelliklerine, yaşına, gürültüye maruz kalma süresine, nasıl bir gürültüye maruz kaldığına bağlı olarak dakika, saat ve hatta gün boyu sürebilir. Sonra normale döner.
Geçici işitme kayıpları, uzun süre gürültüye maruziyet sonucunda ortaya çıkan ve belli bir süre dinlendikten sonra iyileşebilen işitme kayıplarıdır. 90 dB (A)’lık bir gürültüye 100 dakika maruz kalma sonucunda ortaya çıkan yaklaşık 18-20 dB’lik bir işitme kaybının ortadan kalkabilmesi için gerekli olan iyileşme süresi, yine yaklaşık olarak 1000 dakikadır. Yani ortaya çıkan işitme kaybının iyileşebilmesi için, maruz kalma süresinin en az 10 katı kadar bir iyileşme süresine ihtiyaç olduğu ortadadır. Gürültü düzeyi arttıkça, oluşan işitme kaybının arttığı ve iyileşme süresinin ise daha fazla arttığı görülmektedir.(Grafik.1) Gürültülü ortamlarda çalışan insanların yukarıda bahsi geçen iyileşme sürelerine sahip olması özellikle endüstride mümkün değildir. 8 saatlik bir maruz kalma sonucunda en fazla 16 saatlik bir dinlenme süresine sahip çalışanlarda bu işitme kayıpları, yığmalı bir biçimde oluşarak sürekli işitme kayıplanını oluştururlar. Çok uzun süre işitme reseptörleri üzerine gelen bu fiziksel enerji, bu reseptörlerin bozulmasına, yani sinirsel iyileşemez türde işitme kayıplarına neden olurlar.
 
 
B) Uzun Süreli Maruziyet Sonucu Oluşan Kayıplar: Gürültülü ortamda uzun süre çalışan kişilerde, iç kulaktaki tüy hücrelerinin tahrip olmasından dolayı kalıcı olarak işitme kayıpları meydana gelir. Sürekli işitme kaybı (İşitme kaybı deyimi tam sağırlık anlamına gelmez, belirli frekanslarda işitme eşiğinin yükselmesi anlamındadır); kişisel duyarlılığa, gürültünün düzeyine (sesin toplam enerjisine), gürültünün(sesin) frekans dağılımına günlük toplam maruziyet süresine, kullanılan kulak koruyucularının etkinliğine(yapısına), gürültünün sürekli, kesikli yada darbeli oluşu gibi bir çok faktöre bağlıdır. Ancak genel olarak ortalama 10 yıl etkilenmeden sonra ortaya çıkmaya başlar.
İşitme kaybı yalnız gürültüde oluşmaz kişi yaşlandıkça işitme iplikçikleri olarak tanımlanan sinirler yüksek frekanstan başlayarak tahrip olmaya başlar. Yapılan araştırmalara göre insan kulağının en duyarlı olduğu frekans aralığı 1000 Hz ile 6000 Hz arasıdır. Özellikle 4000 Hz civarı kulağın en duyarlı olduğu bölgedir. Bu nedenle kulağa en çok zarar veren gürültüler 4000Hz. dolayındaki gürültülerdir. İlk duyma eksikliğide bu frekanstaki seslere karşı oluşmaktadır. Etkilenmenin süregelmesi bu frekans bölgelerini giderek genişletir. Bu başlangıç döneminde kişi oluşan işitme kaybının farkına varmaya başlar. İşitme kayıplarının nedenlerinden bir tanesi yaş ile ilgili ise de kişiler çalışma ortamında aşırı derecede gürültüye maruz kalırsa bu olayın çok daha erken oluşması mümkündür. İşitme kayıpları yaşlanma ile, bazı ilaçların yan etkisi ile, bazı hastalıkların (özellikle küçük yaşlarda geçirilen ateşli çocuk hastalıkları) etkisi ile de olabilir.
Unutulmaması gereken nokta bu tür işitme kayıplarının geriye dönüşü olmadığıdır. Diğer bir deyim ile bu tür olayların tedavi olanağının olmamasıdır.




GÜRÜLTÜDEN KORUNMA YÖNTEMLERİ

GÜRÜLTÜDEN KORUNMA YÖNTEMLERİ




Gürültünün etkilerinden korunmada kullanılacak yöntemleri üç ana başlık altında toplayabiliriz.

    Teknik Koruyucu Önlemler: Teknik koruyucu önlemleri Tasarım Yöntemleri ve Kişisel Önlemler olarak iki başlık altında toplanabilir.

    Tasarım Yöntemi: Mücadelede en önemli adımdır.Gürültüyü kaynağında azaltmak en önemli yoldur. Amacı gürültünün kaynağında ve ses enerjisinin yayıldığı yolda gürültüyü azaltmak için alınan koruyucu önlemlerdir.

_ İş yeri kuruluş planlarında üretim prosesine göre makine ve tezgah yerleşiminin düzenlemesi ilk adımdır.

_ Makine ve tezgah seçiminde daima daha az gürültü yayacak son teknolojik ürünlerin seçimine önem vermek,

_ Çok gürültü çıkaran makine ve tezgahların çalışma ortamından ayrı yalıtılmış bölümlere alınması,

_ Çalışma alanındaki taban döşemesinin sesi emecek malzemeden yapılması,

_ Makine ve tezgahların bakımlarının düzenli aralıklarda yapılarak çıkardıkları gürültü düzeyinin azaltılması,

_ Sesin havada yayılmasını önlemek için İş yerinde olanaklar ölçüsünde ses emici malzemeler kullanılması,

_ Titreşen parçaların dış yüzey alanlarının azaltılması,

_ Titreşen cisimlerin yanında geniş yüzeylerden kaçınmak (geniş yüzeyler rezonansa geçerek orijinal kaynaktan daha çok gürültü oluştururlar),

_ Gürültü çıkaran işlemi daha az gürültülü işlemle değiştirmek

_ Gürültü kaynağı ve ona maruz kalan kişi arasındaki uzaklığı artırmalı

_ Sesin duvar, tavan ve taban gibi geçebileceği ve yansıyabileceği yerleri ses emici malzeme ile kaplamak veya böyle malzemelerle yapmak,

b)Kişisel Koruyucu Önlemler: Bu tip koruyucu önlemler gürültüde çalışan insanların gürültüden korunabilmesi için geliştirilen kulak tıkaçlarını ve kulaklıkları kapsamaktadır.Yani gürültüyü gürültüye maruz kalan kişide engellemektir.

_ Gürültüye maruz kalan kişiyi tecrit (ayırmak) etmek,

_ Kişisel koruyucu kullanmak,

    Tibbi Koruyucu Önlemler: Tıbbi koruyucu önlemleride iki bölümde inceleyebiliriz.

    a) İşe Giriş Muayeneleri: Gürültü riski taşıyan işlerde çalışacak kişilerin işitmeleri tam bir odyometrik muayeneden geçirilmeli ve sağlık dosyasına konulmalıdır. Bu tür bir muayenede amaç, diğer risklerde olduğu gibi, (örneğin nefes darlığı olan bir kişinin tozlu ortamda çalışmasının önlenmesi gibi) kişinin o riskten daha çok etkilenmesinin önlenmesi şeklinde olmayıp, sonradan gelebilecek sağlık zararlarının, kişinin işe girerkenki durumu ile muayenesini sağlamaktır. İşe giriş muayenesi sırasında kişide rastlanacak kısmi veya tam sağırlık hali, bu tür gürültülü işlerde, gürültüye bağlı işitme kayıplarının oluşmasında avantaj sağlamaktır. Bir kulağında ileti tipi bir kayba sahip bir kişinin sağır olan kulağının gürültüden etkilenmediği, sağlam olan kulağının etkilendiği görülmektedir. Bu nedenle gürültülü işyerleri için sağır vatandaşların, özürlü kabul edilmeyip özellikle aranması gereken çalışanlar olduğunu vurgulamak gerekir.

    b) Periyodik Muayeneler : Bu tür muayenelerde tam bir odyometrik muayene yerine 4000 Hz ve 8000 Hz’lik işitme frekanslarında yapılan bu odyometrik muayene düşük frekansları kapsamadığından bir odyometrik oda gerektirmekte sessiz sayılabilecek bir odada rahatlıkla yapılabilmekte ve sonderecede kısa zaman diliminde şüpheli vakalar ayırdedilebilmektedir. Saptanan işitme düzeylerinden 4000Hz’de, gürültüden oluşan ilk kaybın ne düzeyde olduğu; en önemlisi ise konuşma frekanslarının gürültüden ilk etkilenen frekansı olan 2000 Hz. de işitme düzeyinin ne durumda olduğu rahatlıkla görülebilmektedir.

    Organizasyona Ait Önlemler: Gürültüden oluşan işitme kayıplarının belli dinlenme süreleri
sağlanırsa önlenebileceği daha önceki bölümlerde belirtilmişti. İşitme kayıplarının oluşmaması için limit değir olarak kabul edilen 90 dB (A) arttığında yarıya inmekte, diğer bir grup standarda göre de maruz kalınan gürültü düzeyi 95 dB (A) arttığında, maruz kalma süresinin yarıya inmesidir. Yani, gürültü düzeyi 95 dB (A) olduğunda, maruz kalma süresi 2 saat, 100 dB (A) olduğunda maruz kalma süresi 1 saat olmalıdır.

_ Gürültüye maruziyet süresini azaltmak veya gürültülü yerlerde ratosyonla çalıştırmak (idari kontrol)

_ İş programını değiştirmek
Fakat bu yöntem tamamen kavramsal olup uygulamada tercih edilen bir yöntem değildir.




KULAK KORUYUCU ÇEŞİTLERİ İŞ GÜVENLİĞİ

İş makinaları , elektrikli aletler, motorlu bahçe ekipmanları ile çalışırken, tüfek/tabanca, patlayıcı maddeler ile çalışılan ortamlarda, hava taşıtlarında, spor etkinliklerinde, motorsiklette, yüksek sesli müzik dinlerken, uzun lafın kısası gürültülü çevrelerde gürültü engelleyici kulaklık giymelisiniz.
Bu kişiler genelde; yüksek gürültüye maruz kalan işçiler, tüfek/tabanca ve patlayıcı seslere maruz kalan askeri personeller, makinalarla, elektrik motoru ile çalışan, motorlu çim biçme makinaları ve bahçe ekipmanları ile çalışan kimselerdir.
Yine de en çok üzerinde durulması gereken, bu konuyla ilgili en riskte olanlar endüstride çalışan kişilerdir. Ülkemizde en fazla görülen meslek hastalığı, gürültü sebepli oluşan işitime kaybıdır.
Gürültünün sadece kulakta değil, son yıllarda konuşma bozukluğu, psikolojik etkilenmeler, çalışma gücünün azalması, dalgınlık gibi kulak dışı etkileri de görülmeye başlanmıştır.

Günlük Hayatta Karşımıza Çıkabilecek Gürültü düzeyleri aşağıdaki gibidir:

İşitme eşiği 0 dB
Kayıt Stüdyosu, Orman, 120 cm’de fısıltılı konuşma 0-20 dB
Yatak odası 20-30 dB
Kütüphane, sessiz ofis, oturma odası 30-40 dB
Genel ofis, sohbet 40-60 dB
Çalışma ofisi 60-70 dB
Ortalama Trafik Gürültüsü, Gürültülü Lokanta, Matbaa 70-90 dB
Havalı Çekiç, Takım tezgahları, Otomatik matkap, Tekstil Fabrikası 90-100 dB
Hidrolik Pres, Pop Grubu, Daire testere, Hava tabancası 100-120 dB
Jet motoru, ( Ağrı veya Duyma Eşiği ) 130 dB
Şehir alarm sireni 140 dB
Roket rampası 180 dB

Unutmayın; 85 desibelden yüksek herhangi bir sesin duyma kaybına yol açma potansiyeli vardır.
 
 
 
UYKU KULAK TIKACI
 
 
Uyku sağlığımız için çok önemli bir konu ve dünya nüfusunun ortalama %30 ‘u uykusunu yeteri kadar alamıyor. Çevredeki sesten dolayı uyku problemi çekiyorsanız, uyku için tasarlanan kulak tıkaçları iyi bir çözüm olur.
Uyku kulak tıkaçları, tüm gece boyunca tahriş etmesin, kaşındırmasın diye daha yumuşak ve esnek materyalle yapılmıştır.
Beraber uyuduğunuz partneriniz horluyorsa, komşu gürültüsünden uyuyamıyorsanız, yurt gibi kalabalık bir ortamda uyumak durumundaysanız, yolda uyku molası vermek istiyor ama trafik sesinden etkileniyorsanız bir çift kulak tıkacı sahibi olmak için geç bile kaldınız.
 

ATIŞ YAPANLAR İÇİN KULAK KORUYUCULAR
 
Atış yapılan her ortamda kulak tıkacı veya kulaklık kullanılmalıdır. Ortalama bir atış genelde 140 desibeli aşar ki bu duyma kaybına yol açabilecek tehlikeli bir seviyedir.
Etkilenmeniz için tek bir atış bile yeterlidir. İster atışı yapan siz olun, ister yanında bulunun, kulaklarınız için koruyucu ürün kullanmalısınız.

MÜZİK İÇİN KULAK KORUYUCUSU
 
Müzisyenler işleri gereği gürültülü ortamlarda fazlasıyla zaman geçirirler. Enstrüman çalsın ya da vokallik yapsınlar, müzisyenler müzik-kaynaklı duyma kaybında risktedirler.
Tüm enstrümanlar kulağınıza zarar vermeye aslında meyilli iken, hoparlör ve gelişmiş ses sistemleri eklendiğinde zararın şiddeti daha da artar.
Müzisyenler için duymak, pratikte ve performansta çok önemlidir, dolayısıyla kulak riske atılmaması gereken bir konudur, gelecekte başa dert açabilir.
Yine de çoğu müzisyen kulak koruyucusu kullanmayı tercih etmez çünkü standart gürültü azaltıcı kulak koruyucular müzik kalitesini düşürebilir.
Fakat yüksek duyarlıklı kulaklıklar yüksek volümü dışarı atar, olması gerekeni -hassas ses ölçeklerini- kulağınızın içinde tutar.
Yüksek duyarlıklı kulaklıklar kulağın çınlama frekansını hesaplar ve sadece daha sessiz olmakla beraber orijinal müzik kalitesini korur.
Sadece müzisyenleri değil, müzik severleri de düşünmek lazım. Sıklıkla konserlere katılanların da kulaklarını korumaları, yıllar geçse de müzik dinlerken keyif almalarını sağlayacaktır.



Ø  Profesyonel ya da amatör müzisyenler,
Ø  Bando takımında, orkestrada ve müzik grubunda bulunan öğrenciler,
Ø  Müzik öğretmenleri, koro şefleri,
Ø  Konser ve festival katılımcıları,
Ø  Gece klüpleri veya yüksek sesli barlara gidenler,
Ø  Konser personeli ve eğlence sektöründe çalışanlar özellikle giymelidir.

YÜZME İÇİN KULAK KORUYUCU
 
yuzucu kulak tıkacı, su gecirmez kulaklık
Yüzücü kulak koruyucuları; yüzerken, hatta duş alırken suyun kulağa girmesini engellemek için kullanılır.  Bu tip bir yardımcı kullanmamak kulak zarında delinme var ise kulak iltihabına yol açabilir.
Kulak zarı delinmesi ya da basınç dengelenmesi sorunu yaşayanlar,
Kronik kulak iltihabı riski taşıyanlar,
Kirli veya soğuk suda yüzenler özellikle giymelidirler.

UÇUŞ İÇİN KULAK TIKACI KULAK KORUMA
 

Uçuş için olan kulak tıkaçları; gürültüyü azaltmak için değil; kabin basıncı süratle değişince, doğal bir şekilde kulak kanalındaki hava basıncını eşitlemek için kullanılırlar.
Havalanma ve iniş esnasında, hızlı hava basıncı değişimlerinde kullanımları idealdir. Kulak iltihabıyla ilgili geçmişi olanlar kesinlikle giymelidir.

ÇOCUKLAR İÇİN KULAK KORUMA
 
cocuklar kulaklik, kulak tikaci cesitleri
Kulak tıkaçlarına nazaran kulaklıklar; daha güvenli, kullanımı daha kolay ve sesi optimum seviyede azaltmalarından ötürü çocuklar için daha uygundur.
Bebekler ve çocuklar, uzun süreli gürültüye maruz kalacakları anlarda – spor etkinliklerinde,  havai fişek gösterilerinde veya konserlerde- kulaklık giymelidirler.
Çocuğunuzun duyma yetisini korumanıza biran önce başlamanız gerekir. Giderek çoğalan etkileşimler, çocuğunuzun ilerki hayatında yüksek miktarda duyma kaybına yol açacaktır.




İş Güvenliği Kulak Tikaci Kulak Koruma

   Gürültü, çağımızın önemli endüstriyel ve çevre sorunlarından biridir. Endüstriyel makine ve araç-gerecin çıkardığı sesler, yeterli ve etkin önlemler alınmadığı takdirde özellikle o iş kolunda çalışanlara önemli ölçüde zarar verebilmektedir. Örneğin tekstil endüstrisinde (4000 – 7000 devir / dakika) yüksek devirde dönen büküm makineleri, yaygın bir şekilde kullanılan mekikli dokuma tezgahları, motorlar ve havalandırma sistemine ait klima santrallerinin çıkardığı sesler birer gürültü kaynağıdır.

 
          Gürültü; hoşa gitmeyen, istenmeyen, rahatsız edici ses olarak tanımlanabilir. Ses ise; kulak tarafından algılanabilen hava, su ya da benzeri bir ortamdaki basınç değişimi olarak belirtilebilir. Sesin doğuşu ve yayılması, ortamdaki parçacıkların (katılar, sıvılar, gazlar) titreşimi ve bu titreşimlerin komşu parçacıklara iletilmesiyle oluşur.

         Gürültünün insan sağlığı üzerindeki olası etkileri şu şekilde özetlenebilir:

         Psikolojik etkiler; sinir bozukluğu, korku, rahatsızlık, tedirginlik, yorgunluk, zihinsel etkilerde yavaşlama, uykusuzluk vb.

         Gürültünün konuşma ile olan iletişimi önlemesi, iş verimine ve iş güvenliğine olan etkileri.

         Fizyolojik etkileri; işitme duyusunda oluşturduğu olumsuz etkiler ( İşitme kaybı ya da işitme eşiğinin kayması adı verilen işitme duyusunda azalma, kulak ağrısı, mide bulantısı (yüksek basınçlı gürültüye maruziyette ) , kas gerilmeleri stres, kan basıncında artış, kalp atışlarının ve kan dolaşımının değişimi, göz bebeğinin büyümesi vb.)

         Kulakta yüksek düzeyde gürültüye (80 dB(A)’ dan fazla olan) uzun süreler ( aylar ve yıllarsa) maruz – sunuk kalma sonucu, geriye dönüş olmayan işitme kayıpları oluşabilir. Bu kayıp; geçici, sürekli veya her ikisi de beraberce olabilir. İşitsel yorgunluk adı da verilen geçici işitme kaybı, kısa bir süre etkisinde kalınan gürültülü ortamdan uzaklaştıktan sonra (genellikle bir iki saat) ortadan kalkar.

         Sürekli işitme kaybı;
         Kişisel duyarlılığa,
         Gürültünün düzeyine (sesin toplam enerjisine),
         Gürültünün – sesin frekans dağılımına,
         Günlük toplam maruziyet- sunuk kalma süresine,
         Kişinin gürültünün etkisinde kaldığı sürenin uzunluğuna,
         Gürültünün, sürekli, kesikli ya da darbeli oluşuna bağlıdır.

         Görüleceği gibi gürültüye bağlı işitme kaybında birçok etkenin ilişkisi söz konusudur. Bu da insanları olumsuz etkiden korumak için alınması gereken önlemleri güçleştirmektedir. Sorunun çözümlenebilmesi, çalışanların korunabilmesi için etkilenme düzeylerinin, eşik değerlerinin saptanması ve buna göre işyerlerinde gürültü düzeyi ve frekans dağılımı ölçülerek değerlendirme yapılması gerekir.

         Yapılan araştırmalar sonucunda ortamdaki gürültü düzeyine bağlı olarak izin verilebilen en fazla (maksimum) çalışma süreleri saptanmıştır. ILO ve ülkemiz standartlarına göre belirlenen değerler Tablo 1’ de açıklanmıştır. Verilen değerler ortamdaki gürültünün sürekli ya da kesikli olması durumlarında geçerlidir. Patlama ve darbeli gürültülerde uygulanmaz.

         Tablo 1 : Müsaade Edilebilen Gürültü düzeyi

Max. Gürültü düzeyi dB Gürültüye maruz  kalınan süre (saat/ gün)
80 16
85 8
90 4
95 2
100 1
105 1/2
110 1/4
115 1/8

 
        Gürültü düzeyinin ölçülmesi:


        Gürültü düzeyinin ölçülmesi ve analizi için ses düzeyi ölçü aletleri, frekans analizörleri ve kişisel veya ortam gürültü dozimetreleri kullanılır.

         İşyeri çalışma ortamında gürültü düzeyinin yüksek olup olmadığına karar vermek için teknik olmayan bazı kurallar da vardır:

         Yanında bulunan bir kişinin konuşmasının anlaşılabilmesi için, o kişinin alışılmış konuşma tonunun dışında ses tonunu arttırarak konuşması gereği, veya kişinin anlaması için kulağına doğru bağırmak zorunluluğu doğuyorsa, gürültü müsaade edilebilir (kulak koruyucusu kullanılmadan çalışılabilir) düzeyi aşmış demektir.
Eğer işçi, bir iş günü çalışma sonunda, kafasının içinde gürültü işitiyorsa ve kulağında çınlama oluyorsa aşırı düzeyde gürültüye maruz demektir.

         Eğer işçi çalışma günü bitiminde konuşma ve müzik seslerini açık ve net olarak anlamakta güçlük çekiyorsa, fakat sabahleyin işe giderken konuşma ve müzik seslerini açık ve net olarak anlıyorsa o kişi yüksek düzeyde gürültüye maruz kalıyor demektir. Önlem alınmadığı takdirde ileride kalıcı işitme kaybına uğrayacağı konusunda hiçbir şüphe yoktur.

         Gürültüye Karşı Önlem:

         İşyerlerinde gürültü konusunda alınması gereken önlem İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 78 nci maddesinde belirtilmiştir.

         Alınacak önlem sırası (1) gürültünün kaynağında, (2) yansıma kaynaklarının ortadan kaldırılması – yol da- (3) alıcıda yani kulakta engellemektir. Alınabilecek önlemler Tablo 2 ' de özetlenmiştir.

         Gürültüyü Kaynakta Azaltmak

         En etkili yoldur. Gürültü çıkartan işlemi daha az gürültülü işlemle değiştirmek. Daha az gürültü çıkartan makineleri kullanmak (ikame). Gürültü çıkartan makinelerin işleyişini yeniden düzenlemek (bakım, titreşen veya vuran bölümleri yumuşak maddelerle kaplamak, süreçte bazı değişiklikler yapmak gibi).

         Ses Enerjisinin Yayıldığı Yolda Gürültüyü Azaltmak

         Gürültü kaynağı ve ona maruz kalan kişi arasındaki uzaklığı arttırmak. Sesin havada yayılmasını önlemek için ses emici engeller kullanmak. Sesin duvar, tavan ve taban gibi geçebileceği ve yansıyabileceği yerleri ses emici malzeme ile kaplamak veya böyle malzemelerle yapmak. Gürültü kaynağını ses emici malzeme ile kapatmak veya ayırmak.

         Gürültüyü, Gürültüye Maruz Kalan Kişide Engellemek

         Gürültüye maruz kalan kişiyi tecrit etmek, kişisel koruyucu kullanmak, gürültüye maruziyet kalma süresini azaltmak veya gürültülü yerlerde rotasyonla çalıştırmak (idari kontrol), iş programını değiştirmek,



         Son çare olarak;

         İşçiler belirli gürültülü bölgelerde kulak koruyucuları kullanmalıdır. Çünkü (2) yüksek düzeyde gürültüye uzun süre maruziyet kalma çok hassas olan işitme mekanizması için zararlıdır. (3) Kulak tıkaçları veya tüm kulağı kapsayan kulak koruyucuları, gürültüyü kulak zarına gelmeden önce önler (azaltır). (4) Kulak tıkacı veya tüm kulağı içine alan koruyucuların seçimi gürültünün düzeyi ve yapılan işe bağlıdır. (5)
     
         Gürültülü bölgelerde kulak koruyucusu takılınca konuşmaları veya uyarı sinyallerini duymama endişesi yersizdir. Hatta sesler daha rahat işitilmektedir.

         Kulak koruyucuları Tablo 3’ de belirtilen “kulak koruyucusu kullanma talimatına “ iyi bir şekilde uyulmalıdır.

         Kulak Koruyucusu Kullanılması Talimatı

         1. İşçi sağlığı ve iş güvenliği görevlisi, kişinin kulağına uygun koruyucuyu vermeli ve nasıl kullanılacağını öğretmelidir.

         2. Kulak koruyucularının kullanılması aşağıdaki gibi bir alıştırma programına göre başlanılmalıdır.

         Öğleden önce Öğleden sonra

         1. gün ... ....30 dakika .......... 30 dakika
         2. gün ......... 1 saat .............. 1 saat
         3. gün ......... 2 saat ............ 2 saat
         4. gün .......... 3 saat ............. 3 saat
         5. gün ......... Tüm mesai süresince

         3. Eğer 5. Günden sonra da koruyucu kullanmakta sıkıntı çekiliyorsa işçi sağlığı ve iş güvenliği görevlisine durum bildirilmelidir.

         4. Kulak koruyucuları yıprandığında, sertleştiğinde veya şekilleri bozulduğunda değiştirilmelidir.

         5. Kulak koruyucusu herhangi bir yerde unutulmuşsa veya kaybedilmiş ise, mutlaka yeni bir koruyucu alıp kullanılmalıdır.

         6. Kirli kulak tıkacı, asla kullanılmamalıdır. Kulak tıkaçları günde en az bir kere sabun ve su ile yıkanmalıdır.

         7. Uygun bir bakımla kulak tıkaçları (ear plugs) aylarca, tüm kulağı kaplayan koruyucular (ear muffs) yıllarca kullanılabilir.

         İŞİTME DUYUSUNA DEĞER BİÇİLEMEZ ONU KORU

         Kulak koruyucularının kullanılması konusunda hatırlanması gereken diğer konular da şunlardır;

         En iyi kulak koruyucusu kulağa iyice uyan yani rahatça kullanılabilendir.

         Tıkaçla kulak yolundaki küçük bir açıklık koruyucunun etkinliğini önemli ölçüde azaltır. Bu nedenle iyi bir koruyucu kulağa iyice oturandır.

         Kulak tıkaçları takıldıktan sonra konuşma veya herhangi bir şeyi çiğneme sonucu yerinden
çıkabilir . Bu nedenle çalışırken zaman zaman kontrol edilerek yerine iyice yerleştirilmelidir.

         Eğer kulak tıkaçları devamlı temiz bulundurulur ise kulakta tahriş ve diğer herhangi bir reaksiyona neden olmaz.




Moldex 7750 Moldex 7650 KULAK TIKACI DİSPANSERİ

Moldex 7750 Pura Fit tek kullanımlık kulak tıkacı istasyonu içerisinde 500 çift kulak tıkacı bulunduran duvara monte edilebilen istasyondur. Bu dispenser ile kulak tıkaçlarınızı hijyen içerisinde tutabilirsiniz. 36 desibel gürültü düşürme seviyesine sahiptir. Moldex Pura Fit kulak tıkacı ayrıca içinde 250 çift olarak sunulan 7725 modelini de inceleyebilirsiniz.




Moldex 7650 Mellows tek kullanımlık kulak tıkacı istasyonu içerisinde 500 çift kulak tıkacı bulunduran duvara monte edilebilen istasyondur. Bu dispenser ile kulak tıkaçlarınızı hijyen içerisinde tutabilirsiniz. 22 desibel gürültü düşürme seviyesine sahiptir. Moldex 7650 Mellows kulak tıkacının ayrıca içinde 250 çift olarak sunulan 7625 modelini de inceleyebilirsiniz.